15 Mart 2017 Çarşamba

Sanırım erkekler yalnızlığı kadınlardan daha kolay kabul edebiliyorlar.
Birinin eksikliğini hissetmiyorlar çoğu zaman. Birinin eksikliğini hissetmeye başlar gibi olduğunda bile hayalinden başlıyorlar sarılmaya.
Sevmek Zamanındaki gibi "Seni sevmek icin sana ihtiyacim yok" modundan kolay çıkamıyorlar.
Hatta "Sen olmazsan seni öyle bir severim ki aklın şaşar. Sen yanımda olmazsan seninle öyle bir aşk yaşarım ki; Mecnun diye yazılır adım.
Sen ancak gerçekte kalakalırsın. Hayal etme oyununu sen ogretmis olsan bile bana ; sen kavuşmak için hayal edersin, ben senden senin gerçekliğinden kaçmak için "der adam.
"Yalnızlık " kelimesine bile tahammülü yoktur adamın hatta o hal hiç bile degildir yazılamaz koskoca bir boşluktur.
Kadın kurtulmak icin "yalnızlık" koyar halini , bağırır dağa taşa .
"Yalnızlık....
Ama adam susar, yalnızlığın adını bile koymaya üşenir.
Aloys adam Vera kadın.
"Aşık olamayan adam" diye basiretsiz birinin dilimize çevirdigi filmde.
Adam aşıktır aşık olmasına ama kabuğu üstünde bir kaplumbaga gibi.
Üzerindeki sümüklü böcekten kurtulması gereken bir aşıktır.
Aşıktır adam bir dehliz gibi.
El yordamıyla ararken muhatabı karanlıkta karışır mizanı zaviyesi.
Adam aşıktır aşık olmasına
Ruh hali ?
tamam
Acı ?
o da mevcut.
Ama olmayana aşktır adam. Göremediğine.
Yine de öyle bir savrulur ki; sonunda gerçek Vera'nın ayaklarının dibine düşer kaderi.
Ve bu sayede minel aşka ilk adımı atar belki.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder